artik biliyorum ki yuzunde kucucuk bir gulumseme hissettigimde o atese canli canli atlamak can yakmaz,aksine damakta kalan bir tad olusturur.gun isigi azalip uyku bocekleri peydahlandiginda etrafta,sayfalarima biraktigi mutluluk ve huzur gokkusagina bedel olur,sonrasinda icilen biralarda uzaklik sadece bir yudumdan digerine uzarken,cok uzak yerlerde,cok derinlerden hisseden bir insan kalsa da,ayni uzakligi bilmem kacinci kere gidisin tam orta yerinde,o derin ozlem kanamaya baslar ve her damlasiyla beraber sirayla sozcuklerine duserim.. hic kullanilmayan kelimeleri cikartip derinlerden,yeni cumleler kurmak zor geliyo azicik ama bundan sonra kullanilmayacak anlamini tasimiyo.belki alakasiz ama yuz kaslarimi gererken bile bunu sadece genclesmem icin yaptigini dusunmek ve masumiyetine inanmak ne guzel bisey.en guzel zamanlari,ayri ama yakin gecirdigin bir insan olmasi ve o insani cok sevmek,belki de tum nesneler uzerindeki "sevme" kredisini sadece bir kiside degerlendirmek,hatta saclarinin ucuna ucusarak takilan anlamsiz bir obje olmak istemek ve varligi icin sukretmek*..
sozluklerle kafayi bozmus oldugunu anladigim tanidik. bu actigi bilmem kacinci sozluk ile beraber iyice emin oldum. bir gun dilerimki kendisine olimpiyat altin madalyasi layik gorulecektir.
seker bayraminda, bilgi sozlukun babasi olarak uyeligimi onaylamis, bayramlarda gittikleri evlerde fazladan bir cikolata alan kucuk cocuklar gibi beni sevindirmis olan asmis kisi...allah basimizdan eksik etmesin...
kendisinin hic ama hic uyumadigini farkettigim * bilgi sozluk yazarlarina calinti barda indirim yaptiracak kadar seven ve zarar vermeye calisana bilgi sozluk airlinesden birinci sinif bilet ayarlayan kisi.