mehmet akif ersoy

0 /
independence
oha adam cezaevine yollanmis.

haber su sekilde;

'uyuşturucu madde kullanılmasına yer ve imkan sağlamak' ve 'çevresindeki kadınları cinsel ilişkiye sokarak sektörel ve maddi anlamda menfaat sağlanması' suçlamalarıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi.

vay anam vay neler dönmüş ya. cok da severdim kendisini oysa.
independence
"kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak", "kabul etmek veya bulundurmak", "uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak ya da kullanılmasına yer ve imkan sağlamak" suclamalari ile gozaltina alinan gazeteci.
civeng
millet için etti mi ordum sefer
kükremiş arslan kesilir her nefer
döktüğü kandan göğe vursun zafer
toprağa bir damlası boşa akmasın

amin desin hep birden yiğitler
allahu ekber gökten şehitler
amin! amin! allahu ekber

ey ulu peygamberimiz nerdesin
dinle minaremde öten gür sesin
gel! bana yar ol ki cihan titresin
kimse dönüp süngüme yan bakmasın

amin desin hep birden yiğitler
allahu ekber gökten şehitler
amin! amin! allahu ekber
kiz kulesi
tüm eserlerine hayran olduğum ve hem yazılarına hemde şahsiyetine sonsuz saygı ve sevgi beslediğim ;

bülbül
....basri bey oğlumuza

bütün dünyaya küskündüm, dün akşam pek bunalmıştım:
nihâyet bir zaman kırlarda gezmiş, köyde kalmıştım.

şehirden kaçmak isterken sular zaten kararmıştı;
pek ıssız bir karanlık sonradan vâdîyi sarmıştı.

işık yok, yolcu yok, ses yok, bütün hilkat kesilmiş lâl...
bu istiğrakı tek bir nefha olsun etmiyor ihlâl.

muhîtin hâli "insâniyet"in timsâlidir sandım;
dönüp mâziye tırmandım, ne hicranlar, neler andım!

taşarken haşrolup beynimden artık bin müselsel yâd,
zalâmın sînesinden fışkıran memdûd bir feryâd.

o müstağrak, o durgun vecdi nâgâh öyle coşturdu:
ki vâdiden bütün, yer yer, eninler çağlayıp durdu.

ne muhrik nağmeler, yâ rab, ne mevcâmevc demlerdi:
ağaçlar, taşlar ürpermişti, gûyâ sûr-ı mahşer’di!

- eşin var âşiyanın var, bahârın var ki beklerdin.
kıyâmetler koparmak neydi ey bülbül, nedir derdin?

o zümrüt tahta kondun, bir semâvî saltanat kurdun,
cihânın yurdu hep çiğnense, çiğnenmez senin yurdun!

bugün bir yemyeşil vâdi, yarın bir kıpkızıl gülşen,
gezersin hânumânın şen, için şen, kâinatın şen!

hazansız bir zemîn isterse, şâyet rûh-ı serbâzın,
ufuklar, bu’d-i mutlaklar bütün mahkûm-ı pervâzın.

değil bir kayda, sığmazsın - kanatlandın mı - eb’âda
hayâtın en muhayyel gâyedir âhrara dünyâda.

neden öyleyse mâtemlerle eyyâmın perişandır,
niçin bir katrecik göğsünde bir umman huruşândır?

hayır mâtem senin hakkın değil... mâtem benim hakkım;
asırlar var ki, aydınlık nedir, hiç bilmez âfâkım.

tesellîden nasîbim yok, hazan ağlar bahârımda;
bugün bir hânumansız serserîyim öz diyârımda.

ne hüsrandır ki: şark’ın ben vefâsız, kansız evlâdı,
serapa garb’a çiğnettim de çıktım hâk-i ecdâdı!

hayalimden geçerken şimdi, fikrim hercümerc oldu,
salâhaddîn-i eyyûbî’lerin, fâtih’lerin yurdu.

ne zillettir ki: nâkûs inlesin beyninde osman’ın;
ezan sussun, fezâlardan silinsin yâdı mevlâ’nın!

ne hicrandır ki: en şevketli bir mâzi serâp olsun;
o kudretler, o satvetler harâb olsun, türâb olsun!

çökük bir kubbe kalsın ma’bedinden yıldırım hân’ın;
şenâatleri çiğnensin muazzam kabri orhan’ın!

ne heybettir ki: vahdet-gâhı dînin devrilip, taş taş,
sürünsün şimdi milyonlarca me’vâsız kalan dindaş!

yıkılmış hânümânlar yerde işkenceyle kıvransın;
serilmiş gövdeler, binlerce, yüz binlerce doğransın!

dolaşsın, sonra, islâm’ın harem-gâhında nâ-mahrem...
benim hakkım, sus ey bülbül, senin hakkın değil mâtem!

ankara, tâceddin dergâhı, 9 mayıs 1337 (1921),
şiirini kaleme alan şair üstad...
theenemiest
kurtulus savasinda belki eline silah alip cepheye gitmemistir ama sehir icinde yaptigi orgutleme ve mitinglerle ulkenin kurtulustaki onemli pay sahiplerindendir. ayrica savas sonnrasinda fikir ayriliklarindan dolayi misira surgune gonderilmistir.
golatanovic
mehmet âkif ersoy’un, hakkı tarık us tarafından sorulan
- acaba, yeniden yazılsa daha iyi olmaz mı?
sorusuna verdiği yanıttır.
-allah, bir daha bu millete bir istiklâl marşı yazdırmasın!...
kalia
"allah bu millete bir daha istiklal marşı yazdırmasın!" sözleri de benim için istiklal marşı kadar değerli olan aşmış insandır.
kalia
millet vekili seçilmesi sonrasında bir zat yanına yaklaşır ve aşağılama amaçlı söye der :"siz baytardınız değil mi?
kendisi gayet sakin : "evet evladım bir yerin mi ağrıyordu?"
esmeralda
ödüllü marş yarışında birincilik kazamıştır.ödülü kabul etmemiş,milli duyguları gelişimiş bir şairdir.çok mütevazi bir hayat sürdüğü doğrudur.
0 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol